|
Stres Nedir?
Prof.Dr.Remzi OTO
Dicle Ü.Tıp Fakültesi,Psikiyatri Öğretim Üyesi-Diyarbakır
Her yerde, her kesimden insan ‘stres’i konuşur. Her şey, bütün olumsuzluklar ona yüklenir. Nedir diye sorulsa, yanıt da hazırdır; Her şeyin en başta gelen temel nedenidir. Bütün olumsuzlukların baş yaratıcısıdır; Baskıdır, Umutsuzluktur, hastalıktır, güvensizliktir, bunalımdır, sıkıntıdır, başarısızlıktır….
Stres kavram olarak, aslında bu kadar konuşulmadan, psikiyatri, psikoloji gibi tıp ve insan bilimlerinin konusu arasına girmeden önce de vardı. Bir fizik konusu olarak işleniyordu. 17. yüzyılda ilk tanımlandığında, Bir katı cismin kendisine uygulanan bir kuvvete gösterdiği direnç olarak; örneğin bir tahtaya bir çivi çakıldığında tahtada çivinin çakılmasına yönelik bir direnç oluşarak çivi engellenmeye ve tahta eski durumunu (eylemsizlik kuralı) korumaya çalışıyor varsayılırdı.
İşte insan bilimlerindeki tanımı da tam bunun üzerine yapıldı. Dışardan veya içerden herhangi bir etken organizmanın (bireyin) dengesini tehdit ettiğinde ya da zorladığında, organizmada da buna karşı bir tepki oluşur.İşte bu durum stres olarak tanımlanmaktadır.
Stres Kötü bir durum mudur?
Kime sorarsanız sorun, stres kötü bir durum olarak algılanır, öyle tanımlanır. Yazının girişinde de belirttiğimiz gibi, her kötü gidişten o sorumlu tutulur. Halbuki bunun tersi de söylenemez mi? Halk arasında bir deyim vardır; ”Eğri oturup doğru konuşalım” diye, işte tam sırası. Hangimiz zorlanmadan bir yerlere gelebildik? Sağlığımızı korumak için çeşitli düzeylerde tehditler (hastalıklar, tetkikler vb.) olmadan, önlem aldık mı?
En mutlu anımız, evlilik, hayatımızı nasıl değiştirdi; Her şey yeniden düzenlenmedi mi?
Çocuğumuzun olması ne kadar mutlu etti bizi, aslında o da dengemizi kökünden etkileyen/değiştiren bir durum değil mi?
O zaman stresi hep olumsuz/kötü diye nitelemek mümkün mü?
Anne/babalar sık sık belirtir, yakınırlar; çocuğum OKS’ye, ÖSS’ye hazırlanıyor, ama stresi başarısını düşürüyor/engelliyor diye? Biz de hemen aşağıdaki grafik üzerinden yardımcı olmaya çalışırız anne/babalara. Belli bir düzeyde stres başarı için ön koşuldur. Olmalıdır. Öğrenci işin ciddiyetini/başarısını ancak bu sayede anlar.
Stres ve başarı İlişkisi
Hep bir insan özlemi olarak ifade edilir; tümüyle stresin olmadığı bir yaşam. Ütopya da olsa, beklenir. Halbuki biliyoruz ki, Aşırı stres hali de, aşırı stressizlik hali de aynı sonuçlar yaratır; En hafifi, günlük sıkıntıdan ölüme kadar gidebilen bir süreç. Bilindiği gibi tavuklar en hızlı hipnoz edilebilen canlılardır. Uyandırılmadan bekletildiğini düşünelim, ne olur? Bir kaç gün sonra ölüm. Stressizlikten ölüm…
Aşırı stresin sonuçları da farklı değil ki? Depresyon/anksiyete gibi psikiyatrik hastalıktan, Kalp damar hastalıkları ve Tansiyona, baş ve adale ağrısından mide ülserine ve kansere kadar bir çok hastalığın nedeni hala çözülememiş/başa çıkılamamış stres değil mi?
O zaman stresi “İyi Stres”, “Kötü Stres”, “Aşırı Stres”, “Az Stres” diye sınıflandırmak da mümkün.”Azı Karar,çoğu Zarar” ya da bir başka deyişle, “Ateş hep yanacak, ne sönecek ne de parlayacak”
Stresle Başa çıkılabilir mi?
Neden çıkılamasın? Stresle başa çıkmak, bir canlı organizma olarak birey tarafından tepkisel bir biçimde ortaya konur zaten. Birey ya savaşacak ya da kaçacaktır. Birey stresle karşılaştığında hem güçlü, hem uyanık olacak, bunun için de acıkmayacak, susamayacak, başka türlü sıradan ihtiyaçlara zaman ve enerji ayırmayacak ki , stresle başarıyla başa çıkabilsin.
Organizmanın strese karşı bedensel tepkisi
Bazen birey, stresle doğru başa çıkma yollarını ve gücünü bulamayabilir.O zaman da çabuk öfkelenme, işini ve ilişkilerini yürütememe, alkol ve maddeye sığınma, karar verememe, kendini aşağılama ve olumsuzlamalar vb. sonuçlarla karşılaşabiliriz. Bu durum bazen geçici bazen sürekli bir hal de alabilir.
Stresle Başa Çıkmayı Kolaylaştıran Beceriler
“Önce kendini Tanı”. Stresle karşılaşan bireylerin her biri, bedeninde farklı tepkiler verir. Ama hepsinde ortak olan bir özellik bulunmaktadır ki, o da, kaslarda gerginlik ve ağrı duymak ile derin nefes alamamaktır. O zaman “sorun odaklı” bakarsak, bu belirtilere yönelik beceriler geliştirmemiz gerekir. Ne yapabiliriz?
Kas Gevşetme Becerileri
Kaslarımızı gevşetebilmeliyiz, ama nasıl? Aslında zor değil, ama denemek için önce karar vermek gerek. Sonraki aşamada, ilk acemiliklerimizi atlattıktan sonra, gördüğümüz yararın farkında olmak ve alıştırmalarımızı sürdürmemiz gerek. Şimdi başlayabiliriz; Ortalama 15-20 dakika zaman ayırmamız, koltukta ya da sessiz sakin bir yerde olmamız ve gözlerimizi kapatarak, kendimizi çok istediğimiz bir yerde hayal etmek mekan açısından önemli. Sonra gözlerimiz kapalı ve dikkatimizi bedenimizin çeşitli bölgelerine odakladığımızı kendi kendimize telkin edeceğiz. Örneğin içimizden, sessizce “Gözlerim kapalı, kendimi çok istediğim……...............de düşünüyorum. Huzur içindeyim. Nefesim sessiz ve sakin…Şimdi sağ koluma odaklanıyorum. Bütün dikkatim sağ kolumda…Sağ kolum ağırlaşıyor. Sağ kolum ısınıyor…Sağ kolumun ısındığını hissediyorum…” diyerek telkinde bulunuyor ve bütün bedenimizle ilgili aynı sözleri üçer defa tekrarlıyoruz. Sonra belirli dinlenmeden sonra gözlerimizi açıyoruz.
İlk alıştırmada bile ne kadar dinlenmiş olduğumuzu görmek, bizi şaşırtabilir. Bu alıştımayı her gün yapmış olmak hem stresin olumsuz etkilerini yaşamamızı engeller, hem de işimize zinde, dinlenmiş olarak dönmemizi sağlar.
Nefes Egzersizleri
Bir Çin atasözü şöyle der “İnsanı tanımak için nefesini dinle”. Gerçekten nefes alma stilimiz kişilik özelliklerimiz hakkında önemli ipuçları verir. Hele stresli durumlarda, bu davranışımız daha da önem kazanmaktadır. Çünkü ne kadar çok oksijen alabilsek kendimizi bedensel ve zihinsel olarak , o kadar zinde hissederiz. Ama gerçekte bir çoğumuz doğru nefes almıyoruz. Akciğerlerimizi tam kapasite ile çalıştıramıyoruz. Yalnızca bir bölümünü, üst bölümünü kullanıyor ve buraya alabildiğimiz oksijen ile yetinmeye çalışıyoruz.
Doğru nefes almayı öğrenebiliriz. Doğru nefes ile bütün akciğerimizi tam kapasite ile kullanmak mümkün. Nefes aldığımızda diyafram’ın aşağı doğru itilmiş olması,doğru nefes almış olmanın ön koşuludur. Ama bilinçli ve doğru nefes alınmadığında bu gerçekleşmez.
Günün belirli zamanlarında ya da sıkıntılı/stresli durumlarda şimdi açıklayacağım alıştırmayı yapmak hem basit hem de çok yarar sağlayacaktır. Sol elimizi karın bölgemize, sağ elimizi göğsümüzde tutalım. Önce ağızdan derin ve yavaş bir nefes verip,akciğerlerimizi boşaltalım. Bir iki saniye bekledikten sonra, burnumuzdan derin nefes alalım. Ancak derin nefes alma aşaması zihnimizden takip edeceğimiz iki aşamadan oluşmalıdır.İlk aşamada zihnimizden 1 ve 2 sayıp nefes alarak karın bölgemizdeki elimizin karnımızda yükselmesi, sonra 3 ve 4 sayıp devam ederek göğüs bölgesindeki elimizin yükselmesi gerekir. Nefesimizi, zihnimizden 1,2,3,4 sayıp tuttuktan sonra, ağzımızdan yavaş nefes verip akciğerlerimizi boşaltıyoruz. Biraz dinlendikten sonra aynı işlemi yineliyoruz. Günde üç,dört kez yapacağımız bu alıştırma, hem bizi stresin yarattığı/yaratacağı gerginlikten kurtaracak, hem de kendimizi zinde ve sağlıklı hissetmemizi sağlayacaktır.
SON SÖZ
Olumsuz/kötü stresle başa çıkmak elimizde, ama biraz inanç, biraz sabır, yeniden öğrenme ve kararlılık ile mümkün. |