|
İŞ DÜNYAMIZIN DİNAMİĞİ (DÜNYA-OSMAN AROLAT)
İş Bankası’nın Sakarya İşte Gelişmeler toplantısı öncesi Tuna Tan tesislerinde bölgenin işadamları ve sanayicileriyle yemek yiyoruz. Sağ yanımda önceden tanıdığım bir dostum oturuyor. Onunla sohbet ediyoruz. Sonra biraz da ayıp olmasın diye sol yanıma dönüp orada oturan işadamıyla tanışıyorum. MÜSİADın bölgedeki başkanıymış. Ağabeyi de kentin ilçe belediye başkanlarından birisiymiş, Son seçimde Sakarya merkeze aday olmak istemiş, olmamış. Başka belde başkanını aday yapmışlar. Ne iş yaptığını soruyorum, önce Adapazarında yaptığı işlerden söz ediyor. Sonra, Afrikada Fildişi sahilinde dış ticaret yaptığını ekliyor, ilgimi çekiyor, soruyorum, "Fildişi sahiline niye nasıl gittiniz?" Bir arkadaşının Afrikadaki bir tanıdığı aracılığıyla "imkan araştırmak" için gittiğini, sonra orada bazı imkanlar görüp değerlendirdiğini söylüyor. Ardından Burkine Fasodan, Gineye çevre ülkeleriyle ilgili bilgiler veriyor. Verdiği bilgiler sadece ticaretle ilgili değil, ülke yönetimleri, yer altı yer üstü zenginlikleri, sosyal yapı, halkın tutumu, o ülkelerde yer alan Çin gibi ülkeler. Bizim de bu ülkelere Amerika gibi ülkelerin "güvensiz göstermelerine" aldırmadan gitmemiz gerektiğini söylüyor. "Bizim için önemli fırsatlar var" diyor. "Amerikanın güvenlik sorunu olduğunu söylediği ülkelerden birisi de Fildişi sahili ama orada 5 yıldızlı iki otel inşa etmişler. İçersindeki müşterilerin yüzde 70i Amerikalılar." diyerek, Afrikayı onların propagandalarda değerlendirmememizi öneriyor Kendisinin birey olarak Fildişinin ekonomi bakanını Adapazarına davet ettiğini bir hafta sonra geleceğini belirtiyor. Bunu Türk işadamının yeni dönem arayışını ve dinamizmini çok net ortaya koyan bir olay olduğu için size aktarmak istedim. Bu dinamizmin bir başka örneğini 20 gün önce 2. olağan genel kurulu sonrası ziyaretimize gelen Türkiye Moda ve Hazır Giyim Federasyonu yöneticileriyle yaptığımız uzun sohbet sırasında da gördüm. Federasyon Başkanı Nedim Ürün, bir yandan sektörün geldiği noktada rakibinin İtalya olduğunu ve 2023te İtalyanın önünde olmayı hedeflememiz gerektiğini anlatıyor. Bir yandan yeni pazarlar ve o pazarlarda yer almanın yöntemlerinin ne olması gerektiği konusunda düşüncelerini açıklıyor. Bir yandan sektörün farklı alt sektörlerinin işbirliğinin getireceği pozitif enerjiden söz ediyor. Yeni dönemin üç temel ayağının özgün tasarımlı koleksiyon, koleksiyon pazarlaması ve üretim olduğunu bu modelin bizi katma değeri yüksek üst lige taşıyacağı iddiasını ortaya koyuyor. Yeni düşünceler içeren, yeni yapılanma ve eğitim gerektiren bir model ile sektörün dinamizmini aktarıyor, bu yapı için nelerin gerektiğini net bir tabloda sunuyor. Sonra alt sektör temsilcileri Trisad Başkanı Mustafa Balkuv, Konfeksiyon Yan Sanayicileri Demek Başkanı Reşat Gülen, Tasarım, Aksesuar Demek Başkanı Deniz Kaprol, İç Giyim Sanayicileri Dernek Başkanı Bahri Özdinç ve Çorap Sanayicileri Dernek Başkanı Hüseyin Öztürk, ayrı ayrı sektörleri adına bilgi verdiler. Kimi sektörlerinin dünya 2. kimi dünya 3. olduğu bilgisini verdi. Hepsi bu yıl için ihracatta olumsuzluk yaşamadıklarını, 2011 de yaşanabilecek sorunlar için yeni pazarlar aradıklarını söylediler. Yer yer kapasite kullanım eksikliği sorunundan, yer yer de sektörlerindeki üretim ve ihracat artışını engelleyen konulardan söz ettiler. Ama Çin rekabetinin yarattığı olumsuzluk yada döviz kuru sorunu fazla önemsenen konular olarak ortaya çıkmadı. Sektörlerindeki yeni arayışları dile getirdiler. Çorap Köy kurma arzusu, Niş fuarlar, çevre ülkelerden alım heyetleri getirmek, sektörel emeği geliştirecek eğitim kurumları gibi yeni projelerini anlatılar. Yaratıcı, yenilikçi, işbirlikçi, dayanışmacı, güvenli ve umutlu bir tablo ortaya koydular. Bu yapılarıyla moda ve hazır giyim sektöründeki dinamizmi sergilediler. iş dünyasının bu dinamizmini görünce, siyasetin sözel seviyeden öte gitmeyen desteklerine ve 2 milyon çalışana sahip böyle bir sektörü bile terk etmemizin zamanının geldiği yolundaki siyasetçi söylemlerine üzülmemek elde değil, iş dünyasının bu dinamizmine siyasekçilerin ortak olması üretimimizi ve ihracatımızı artırıp, büyümemizi sürekli kılacaktır düşüncesindeyim.
BURSA 250 33.8 MİLYAR LİRADA KALDI, İLK SIRAYI OTOMOTİV ALDI (HÜRRİYET)
Bursa Ticaret ve Sanayi Odasının (BTSO) bu yıl 13ncüsü yaptığı "Bursadaki 250 Büyük Firması Araştırması"nda Oyak Renault 5 milyar 773 milyon lira ciroyla birinci oldu. Bursadaki 250 büyük firmanın toplam cirosunun yüzde 49u ise otomotiv sektöründeki şirketlerden geldi. Şirketlerin 2009 yılı içinde yaptıkları net ciro tutarları esas alınarak oluşturulan araştırmada, sıralamada yüzde 26lık payla ilk sırada yer alan otomotiv ana ve yan sanayi sektörü, 16 milyar 554 milyon lirayla Bursanın en büyük 250 firmasının toplam cirosunun yüzde 49unu tek başına elde etti. Araştırmada Oyak Renaultyu, 5 milyar 87 milyon lira ciroyla Tofaş ikinci, 1 milyar 144 milyon lira ciroyla da Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş. üçüncü oldu.
Ciroları geriledi
2009 yılında 250 firmanın toplam cirosu, önceki yıla yüzde 1.3 gerileyerek 33 milyar 785 milyon lira olarak gerçekleşti. Yüzde 21lik payla ikinci sırada yer alan tekstil ve konfeksiyon sektörü ise ilk 250 firmanın toplam cirosundan yüzde 13lük pay aldı. 250 firmanın iş imkanı sağladığı kişi sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 6.5 gerileyerek 96 bin 603 kişi oldu. Sıralamada en fazla istihdam sağlayan sektör, 35 bin 262 kişiyle otomotiv ana ve yan sanayi olurken, tekstil ve konfeksiyon sektöründe faaliyet gösteren firmalar da 24 bin 30 kişiye iş imkanı sağladı.Kâr artışı İlk 250 firmanın vergi öncesi dönem kârları, önceki yıla göre yüzde 40lık artışla 1 milyar 369 milyon liraya ulaştı. Otomotiv ana ve yan sanayinde faaliyet gösteren firmaların vergi öncesi dönem kârı, yüzde 3.4lük düşüşle 527 milyon 819 lira olarak gerçekleşti. Sert düşüş yaşayan sektörlerin başında ise makine ve metal geldi. Bu sektörün vergi öncesi dönem kârı, yüzde 87lik azaldı. ADİMOYA AVRUPADAN EN İYİ DAMATLIK ÖDÜLÜ (MİLLİYET) Mustafa Tunçer Avrupanın en önemli fuarları arasında yer alan "13. Paris Gelinlik amatlık ve Abiye Fuarı"nda (Paris Bridal Fair) "en iyi damatlık ödülü", bir Türk firmasının oldu. MGM Tekstilin Adimo markasıyla ürettiği damatlıklar,modanın kalbinde düzenlenen fuarın katılımcılarından en fazla oyu alarak,dünyaca ünlü 11 firmayı geride bıraktı ve birinci seçildi. MGM Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Tunçer şunları söyledi: "Bir şehrin gelinlikteki popülerliği, diğer ürünlerin de abiye ve damaklıkların da popüler olmasını sağlıyor. Geçen yıl, yani kriz yılında Avrupada 10 binin üzerinde çift evlendirdik. Bu da 1.5 milyon Euro’luk satış anlamına geliyor. Avrupa ülkelerine daha ticari rakamlarla, ama en az Avrupalı rakiplerimiz kadar gösterişli ve kaliteli ürünler gönderiyoruz." |