| TOBB |
| KONFEKSİYON VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ HABER BÜLTENİ |
|
AĞIR VE TEHLİKELİ İŞLER YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK (RESMİ GAZETE) 08.03.2010
|
|
|
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:
AĞIR VE TEHLİKELİ İŞLER YÖNETMELİ-ĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 16/6/2004 tarihli ve 25494 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliğinin 5 inci maddesinin birinci fıkrasında geçen "işyeri ortak sağlık birimi" İbaresi "işyeri sağlık ve güvenlik birimi, ortak sağlık ve güvenlik birimi" olarak değiştirilmiş, "sağlık ocağı" ibaresinden sonra gelmek üzere "veya 24/11/2004 tarihli ve 5258 sayılı Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun gereği sağlık ocağının kaldırıldığı yerlerde aile hekimi," ibaresi eklenmiştir.
MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin eki EK I- Ağır ve Tehlikeli İşlere Ait Çizelgede geçen 47, 48,60, 63, 68, 70, 71, 74, 75, 77, 78, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 93, 94, 96, 97, 98, 101,110, 111, 112, 114, 115, 124, 127, 132, 134, 135, 138, 145, 147, 150 ve 151 inci sıralar, 14 üncü sırasında geçen "Çanak, çömlek, çini," ibaresi, 133 üncü sırasında geçen "ve mürekkep ihtiva eden malzeme" ibaresi ile 149 uncu sırasında geçen "(ciltçilik, klasör, dosya imali ve benzeri işler)" ibaresi metinden çıkarılmış ve çizelgenin 118 inci sırasında yer alan "bakım ve onarım işleri" ibaresi "bakım, onarım ve altyapı işleri," şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 3 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 4 – Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.
|
|
AĞIR VE TEHLİKELİ İŞLER YÖNETMELİĞİ DEĞİŞTİ (DÜNYA)
|
|
|
|
İş dünyasının yoğun tepkilerine neden olan ağır ve tehlikeli işler yönetmeliği değişikliği yapıldı. Değişiklikler Resmi Gazetenin dünkü sayısında yayınlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelikten en yoğun şikayet eden sektör olan tekstil ve konfeksiyon işkolunda, ilk uzlaşmanın ardından yapılan görüşmelerde kapsamın daha da genişlemesi dikkat çekti. İş dünyasının talepleri arasında bulunan sağlık raporunun sağlık ocağı olmayan yerlerdeki aile hekimlerinden almasına da olanak sağlandı. Diğer taraftan, telekomünikasyona yönelik işkolları içine, bu sektördeki altyapı işleri de dahil edilerek ağır ve tehlikeli iş sınıfına sokuldu. Öte yandan, sektörün talepleri arasında bulunan, bu kapsamdaki işçilerin mesleki eğitimine ilişkin herhangi bir düzenleme olmaması dikkat çekti. Çalışma Bakanlığı, iş kazalarının yoğunluğu gerekçesiyle, işveren kanadından eğitim konusunda ek çaba harcamasını istemiş, mevcut işçilerin sertifikalandırılacağı eğitimler konusundaki esnekliği sınırlı tutacağı mesajını vermişti. Gıda sektörünün tamamının ağır ve tehlikeli işler kapsamından çıkarılması dikkat çekerken, bu alanda daha önce tütün ve sigara imalatının kapsamda bırakılması planlanmıştı. Ancak yayınlanan yönetmelikte sigara ve tütün işlemesinin de kapsamdan çıkarılması dikkat çekti. Sağlık sektöründe de artık laborantlık işleri ile ilaç imalatında çalışma ağır ve tehlikeli işlerden sayılmayacak. Yönetmelikle ayrıca, çizelgedeki ağır işler arasında yer alan "iletişim araçları için yapılan her türlü yapım, bakım ve onarım işleri" arasına "altyapı işleri" de eklendi.
|
İŞSİZ OLSAM YİNE GİRİŞİMCİ OLURUM (DÜNYA EK)
|
|
|
|
Kadınlara "Evden çıkıp, etrafınıza bakın. İşsiz olsam yine girişimci olurum" diyor Aynur Bektaş. Türkiyede yapılacak çok iş olduğuna dikkat çekerek. Kadın istihdamının artması için esnek çalışma modeli öneriyor. Kırsalda kadının iş hayatına katılması için de kurumsal sosyal sorumluluğun artması gerektiğini savunuyor. Bankacılıktan emekli okluktan sonra evde oturmayıp, kendi işini kurmaya karar verdi. 40 bin dolar sermayesi vardı. Hey Tekstil ile iş yaşamına atıldı. Ardından turizm, bilişim ve dış ticaret sektörlerine el attı. Kısa sürede şirketini Türkiyenin önde gelen firmaları arasına taşırken, başarılı iş yaşamı da TOBBun Kadın Girişimciler Kurulu Başkanlığına taşıdı onu. Üç yıldır bu görevi sürdürüyor. TOBB Kadın Girişimciler Kurulunun üye sayısı bugün bin 380e, Kurul oluştuktan sonra oda ve borsaların meclislerindeki kadın sayısı da 151 e yükselmiş. Yeni hedef bir sonraki seçimde 500 kadını oda ve borsa meclislerine yerleştirmek. Yüzde 65ini kadınların oluşturduğu 4 bin kişiyi istihdam eden Hey Tekstilin patroniçesi Aynur Bektaş sorularımızı şöyle yanıtladı:
Türkiyede kadın istihdamının önündeki engeller nelerdir? İlk başta eğilim, toplumun kadına biçtiği rol, ailenin çalışmaya izin vermemesi geliyor. Ama kadının kendisi de bazen engel oluyor. Milli Prodüktivite Merkezinin bir araştırması var. Kadınlara Senin görevin nedir? diye soruyorlar. Sadece yüzde 2si ayaklarının üzerinde duracağını söylüyor. Geri kalanı, çocuğa bakmak, ev işi yapmak, yemek yapmak gibi cevaplar veriyor. Yani kendi rolünü kendi biçiyor. Aynı kadına Erkeğin görevi nedir? diye sorulduğunda çoğunluk Ev geçindirmek cevabını veriyor. Kadının bu mantalite ile çalışma hayatına girmesi çok zor. Halbuki, Ben de geçindirmek zorundayım derse iş kolaylaşacak.
Kayıtdışılık da bir engel değil mi? En büyük engellerden biri. Kayıtdışı rakamları içinde kadınların oranı, kırsal alanlarda yüzde 90lara, kentlerde yüzde 44lere varıyor. En fazla kadın istihdamının olduğu tekstil sektörünü düşünün. Çalışanların yüzde 70i kadın olmasına rağmen, bu rakamlara yüzde 40 olarak yansıyor. Kayıtdışı çalışan daha az ücret alıyor. Ayrıca, kreş ve bakımevlerinin olmaması da kadının çalışmasını engelliyor. Bir de taciz olayları kadını ürkütüyor. Kayıtdışı olan yerlerde kadının adı yokken, herkese rahatsız edildiğini nasıl anlatabilir ki...O işçi zaten hiçbir kayıtta yok.
Kadın istihdamının artırılması için neler yapılabilir? Bir öneriniz var mı? Son dönemde işyerlerine kota getirilmesi konuşuluyor. Bana göre, bu çok zor. Doğrusu esnek çalışma modeli olur. Kadın bütün gün çalışamıyor. Evinden de çalışmasının önü açılmalıdır. Tekstilde uygulanan bir yöntem var. Evde oturan kadınlara parça başı üretim yaptırılıyor. Böyle bir uygulama olabilir. Devlet sosyal güvenlik primlerini öder. Kadın yarım gün izinli sayılır. Bu olursa, kadın istihdamı artar. Çünkü, iki komşu bir araya gelir, yarımşar gün çocuklara bakarlar. O zaman çalışmayı isterler.
Eğitimde kadın-erkek eşitsizliği konusunda ne düşünüyorsunuz? Tablo iç açıcı değil. Okuma yazma bilmeyenlerin arasında 3te 2si kadın, kadın kazancın 10da birini alıyor. Dünyadaki mülklerin sadece yüzde 1 i kadınların. Türkiyede nüfusun yarısı kadın. Dolayısıyla, bir toplumun yarısını yukarıda tutup, gerisini yok saymakla gelişme sağlanamaz. Kadınlara "Mücadeleci olun, lütfen dışarı çıkın. TVnin, ocağın başında saatlerce kalmayın. Kızlarınızı ve oğullarınızı eşit yetiştirin" diyorum. Ayrıca, sadece 8 Mart değil, her gün kadın için bir şeyler yapılması gerekir diye düşünüyorum.
Siyasilere ne önerirsiniz? Allah ömür verirse, Kadın Girişimciler Kurulu olarak bir şey hedefledik. Her gittiğimiz yerde de söylüyoruz. "81 il, 81 kadın milletvekili". Neden olmasın? Her şeyimizle erkekler ilgileniyor. Halbuki, Mecliste kadınlar olsa, bizim sorunlarımızla kadınlar ilgilense işler daha hızla çözülür. Siyasiler bizi kullanıyor. Herkes kadın üzerinden siyaset yapmayı bıraksın.
TOBB Kadın Girişimciler Kurulundaki çalışmalarınızdan bahseder misiniz? 2007de işe başladık. Şimdi 81 ilin 76sında teşkilatlarımızı kurmuş durumdayız. Geri kalan illerde maalesef kadın girişimci yok. Sayımız 1.380e ulaştı. Şu anda en büyük iş kadını teşkilatıyız. Bugün Ardahana da Keşana da gitseniz kadın girişimcileri görebiliyorsunuz. Geçen yıl kadınları 164 fuara götürdük. Stand açanlardan para almadık. 98 kadın bu imkândan yararlandı. Bu yıl 134 fuar şirketiyle anlaşma yaptık. 400 tane talep var. İl kurullarımız kadınların eğitimi için pek çok proje yürütüyor. Örneğin, Samsunda kadınlara yaşlı bakımı eğitimi verildi. Kütahyada okuma-yazma bilen ama bilgisayar kullanamayan kadınlara devamlı dönüşümlü kurslar yapıyor. Şehirleri, ilçeleri hatta zaman zaman köyleri geziyoruz. Kadının bize ulaşmasını sağlıyoruz. TOBBda girişimcilik daire başkanlığı vasıtasıyla AB projelerini takip ediyoruz. Bu yıl sonunda genç ve kadın girişimciler olarak uluslar arası bir kongre yapmayı hedefliyoruz. KOSGEB Başkanından randevu istedik. Halen kadınlar bu kredilerin yüzde 10unu kullanıyor. Bunun en az yüzde 20ye çıkarılması gerekir. ABİGEMden fonlar geliyor. Kalkınma ajanslarında da kadınlara yönelik fonlar var. Şimdi hedefimiz onları kullanmak. Kadın Girişimciler Kurulunun hedefi nedir? Kadınları oda ve borsalara, buraların yönetimine sokmak istiyoruz. İş yapacak bir kadının oda ve borsaları bilmesi gerek. Toplantılarda "Odaya daha önce gelen var mı?" diye soruyoruz. Ya bir ya iki kişi parmak kaldırıyor. Demek ki kadınlar, ticaretin merkezine dahi uğramıyor. Meclislerde 51 tane iş kadını vardı. Seçim sonrası yüzde 300 artarak, 15e çıktı. Bundan sonraki hedefimiz 500 kadını meclislere sokmak. Kadınlar sivil toplumun farkına vardılar, bu işten keyif almaya başladılar. Eskiden oda ve borsalar kadın girişimciler kurulunu çok anlamamışlardı. Şimdi illerde hem oda hem borsa koordinatörlük istiyor. Yani bir sene önce yakan toptuk, bu yıl tutulan top olduk. Ben kadın harekâtının Anadoludan başladığına inanıyorum. Gittikçe daha büyüyeceğiz. Bizim oda başkanları başlarına geleceği bilmiyor. Her gittiğimiz yerde bir sene sonra 250 kadın olmalıyız, diyorum. İllerdeki her kurulun sayısı 250ye ulaşırsa bir yıl sonra 18 bin " kişiye yaklaşırız. Bu hayal değil.
Aynur Bektaşın 8 Mart Mesajı
Kadın evden çıkacak. Çevresine Ne yapabilirim? diye bakacak. Kendisine güvenip, cesur olacak. Bir erkek evi geçindirmek için gerekirse simit satıyor ise kadın da bu sorumluluğu duyacak. İş yapmak isteyene iş çok. Kadınlar Esnaf Muafiyet Yasasından yararlansınlar. Mesela, birkaç kadın bir araya gelip, mikro kredi alıp, küçük bir mutfak kursunlar. Etraflarındaki işletmelere catering hizmeti sağlasınlar. Bunun için şirket kurmalarına da gerek yok. Ben düşünüyorum da, işsiz olsam yine girişimci olurum. Çünkü ne yapacağımı biliyorum. İş fikrim var. Kadınlarımız da odalarımıza, kadın girişimci kurullarımıza gidip, sorsunlar. Hangi fonları kullanabileceklerini öğrenmek için valiye, kaymakama, KOSGEBe, İŞKURa gitsinler.
DENİZLİDE TEKSTİL İHRACATI YÜZDE 27,38 ARTTI (HÜRSES)
Şubat ayında, 83 milyon 22 bin lira tekstil ve konfeksiyon ihracatı gerçekleştiğini belirten DETKİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu "Mayıs ayı ile birlikte ihracatın artışının daha da hızlanacağını düşünüyorum" dedi. Denizli Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (DETKİB) Başkanı Hüseyin Memişoğlu, şubat ayı tekstil ve konfeksiyon ihracatının, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,38 oranında arttığını bildirdi. Memişoğlu, Denizli Gazeteciler Cemiyetinde (DGC) düzenlediği basın toplantısında, şubat ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi. 2010 yılı şubat ayında birlik tarafından kayda alınan rakamlar itibariyle, 83 milyon 22 bin lira tekstil ve konfeksiyon ihracatı gerçekleştiğini belirten Memişoğlu, 2009 yılı Şubat ayma göre yüzde 27,38lik artış yaşandığını kaydetti. Bu yılın başından itibaren sürekli ihracat artışı yaşanmaya başladığını, 1 Ocak - 28 Şubat 2010 tarihleri arasında 175 milyon 663 bin liralık ihracat gerçekleştiğini hatırlatan Memişoğlu, 2009 yılının aynı dönemine göre yüzde 20,88lik bir artış olduğuna dikkat çekti. Hüseyin Memişoğlu, Denizli tekstilinin 3 ana kalemini oluşturan ürünlere bakıldığında, şubat ayında bornoz-sabahlık ihracatında yüzde 11,2 oranında düşüş, havlu ihracatında yüzde 14lük, çarşaf-nevresim ihracatında ise yüzde 10luk bir artış meydana geldiğini söyledi. Denizlideki şubat ayı tekstil ve konfeksiyon ihracatında Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin halen başı çekmeye devam ettiğini anlatan Memişoğlu, Almanyanın 42 milyon 233 bin lira ile birinci, İtalyanın 21 milyon 141 bin lira ile ikinci, Fransanın ise 17 milyon 622 bin lira ile üçüncü sırada yer aldığına işaret etti. Memişoğlu, Denizlideki tekstil ve konfeksiyon ihracatında sürekli bir artış gözlendiğini, dünyadaki küresel ekonomik krizin en yoğun hissedildiği aylarda yaklaşık yüzde 30 düşüşlerin yaşandığı zamanlardan, şimdi, "yaklaşık yüzde 30 artışların yaşandığı bir zamana geçiş "yapıldığını" ifade etti. Kış aylarının tekstil ihracatında düşüşlerin yaşandığı aylar olduğunu öne süren Memişoğlu, Mayıs ayından itibaren daha ciddi oranlarda artışlar olacağını tahmin ettiğini dile getirerek "Mayıs ayı ile birlikte ihracatın artışının daha "da hızlanacağını düşünüyorum. Bu sene, 2009 yılı rakamlarını yakalayabilirsek, başarılı oluruz. Kendimizi başarılı sayarız" dedi.
|
|
|
| |
|